Kendimi ciğerimin içine kapattım
Aldığım her nefes sigarayla boğuyorum
Göz gözü görmediğinde dumandan,
Belki anılara ulaşmak da zorlaşır diye.
Ama olmuyor…
Denizcileri kurtarmak için durmadan çalışan bir fener var ciğerimde
Durmadan ışığını yansıtıyor ki yolunu bulasın
Ciğerinin içinde olsan bile
Nefes bu fenerin adı
Hiç ara vermeden seni kurtarmak için çabalayan
Sürekli karşına çıkan
Saatlerce dumana boğduğun çığlıkların bedene dönüşmesini sağlayan, nefes

Oysa aynı zamanda beni öldüren de
Her nefes aldığımda dağılıyor ciğerim dağlanmaktan
Tek bir köşesi kalsın ki kanla dolmuş olmasın
Tek bir köşesi kalsın ki dağlanmamış olsun
Tek bir köşesi kalsın ki senden arınmayı başarsın

Öyle sensiz bir köşesi olsun ki sana vereyim
Ki ciğersizliğin ne demek olduğunu unut
Başkalarının nefesiyle yaşamanın ne demek olduğunu unut
Yalnızca kendin için nefes almanın kendini kendi nefesinle boğmanın ne demek olduğunu bil
Beş para olsaydı bile satmazdın,
Çünkü sen zaten başkalarının ciğeriyle yaşayanlardansın
Başkalarının nefesiyle can bulanlardan
Bu yüzden dilerim yalnız kendi nefesinle ölmenin,
ne demek olduğunu da anlarsın bir gün
Yalnız kendi nefesine muhtaç kalmanın ne demek olduğunu anlayarak.
Zira biliyorum ki seni öldürecek tek şey bu olabilir ancak
Yaşlanan bedeninin içine hapsolmuş yalnız bir nefes
Seni öldürecek şey budur işte
Yalnız sen nefes olduğunda
Ciğerinin başkaları tarafından paramparça olduğunda anlayacağın budur.

Bana bakma sen
Ben kendi ciğerimi dumanlarım
Geçmiş nefeslerin gölgesini dağıtır
İstediğim kadar, istediğim süre, istediğim ölçüde yalnız ben dağlarım

Kendimi ciğerimin içine kapattım

Aldığım her nefes sigarayla boğuyorum

Göz gözü görmediğinde dumandan,

Belki anılara ulaşmak da zorlaşır diye.

Ama olmuyor…

Denizcileri kurtarmak için durmadan çalışan bir fener var ciğerimde

Durmadan ışığını yansıtıyor ki yolunu bulasın

Ciğerinin içinde olsan bile

Nefes bu fenerin adı

Hiç ara vermeden seni kurtarmak için çabalayan

Sürekli karşına çıkan

Saatlerce dumana boğduğun çığlıkların bedene dönüşmesini sağlayan, nefes

Oysa aynı zamanda beni öldüren de

Her nefes aldığımda dağılıyor ciğerim dağlanmaktan

Tek bir köşesi kalsın ki kanla dolmuş olmasın

Tek bir köşesi kalsın ki dağlanmamış olsun

Tek bir köşesi kalsın ki senden arınmayı başarsın

Öyle sensiz bir köşesi olsun ki sana vereyim

Ki ciğersizliğin ne demek olduğunu unut

Başkalarının nefesiyle yaşamanın ne demek olduğunu unut

Yalnızca kendin için nefes almanın kendini kendi nefesinle boğmanın ne demek olduğunu bil

Beş para olsaydı bile satmazdın,

Çünkü sen zaten başkalarının ciğeriyle yaşayanlardansın

Başkalarının nefesiyle can bulanlardan

Bu yüzden dilerim yalnız kendi nefesinle ölmenin,

ne demek olduğunu da anlarsın bir gün

Yalnız kendi nefesine muhtaç kalmanın ne demek olduğunu anlayarak.

Zira biliyorum ki seni öldürecek tek şey bu olabilir ancak

Yaşlanan bedeninin içine hapsolmuş yalnız bir nefes

Seni öldürecek şey budur işte

Yalnız sen nefes olduğunda

Ciğerinin başkaları tarafından paramparça olduğunda anlayacağın budur.

Bana bakma sen

Ben kendi ciğerimi dumanlarım

Geçmiş nefeslerin gölgesini dağıtır

İstediğim kadar, istediğim süre, istediğim ölçüde yalnız ben dağlarım

canını aldığının huzuru

Bazen sevdigim sarkilar geliyor aklima… Ve senin onlari bir daha asla soyleyemeyecegin bogazina o nahos yumru takilmadan…

bişi var… hiç benim değilmiş gibi… ama hep benimmiş gibi… hiç tanımıyorsam o kadar da tanıyormuşum gibi… ne kadar yabancıysa o kadar benmiş gibi… bir hayal gibi ama başkasının hayali… başka rüyalardan uzak durmaya söz vereli çok oldu oysa ki ama unutmadım. gün gelip hatırlamam gerekeceğini biliyormuşum gibi… benim olan rüyadan çoktan uyanmışım ya, yara bandı kadar keskin bir acıyla.. keskin ama tek seferde.. uyanmışım ya sonunda.. ve sadece o yüzden şimdi kendi rüyama dalacağım… yalnızca kendi uykuma benim olana… biz olana.. tatlı rüyalar..

Kanarsin ya da kandırılmak istersin. Güneşe doğru yol alırken kamaşır gözlerin yalnızca..

Kanarsin ya da kandırılmak istersin. Güneşe doğru yol alırken kamaşır gözlerin yalnızca..

bu geceye ve yarına… söyleyemediğim her şeye… 

bi sebebi olmalı doğuşunun. bugün de sabah olacak … onca yıl sonra hatırlanacak bir gece… iyi ki doğmuşsun demek için var olmuş bir gündü.. bugüne kadar bu geceye kadar..  özlerim zaman zaman da içim kavrulur.. ve tekrar gün batar, hayaller geri gelir… illaki gelir..  

Nefesini tutuyorsun

Nefesini veriyorsun

Her şey bir önceki dakikayla aynı 

yalanlar söylüyorsun

yalanlar duyuyorsun

yalanları yutuyorsun

en gülümser masken yüzünde

gülümseyerek ağlıyorsun

ağlayarak sustuğun zamanlara inat

susarak bağırmayı hatırlıyorsun

içten çığlıklar

içinden çığlıklar

kokuyorsun

yalanların tütüyor

sarılıp içilmişken doğruların, 

yalanların tütüyor.

yalan söylüyorsun

yalan duyuyorsun

yalanları yutuyorsun

her sabah aç karna

acısın diye miden

boğazını yaksın geri gelirken gerçekler

yutkun yutkunabildiğin kadar

elbet kusarsın kelimeleri

elbet susarsın yeniden gerçeğe 

şimdi gözlerini kapa

tüttür doğrulardan sarılıyı

dumanı gözlere, soluğu ciğerlere doldur

yansın ki gözlerin yaşarsın

ağlıyor demesinler

yeter ki ağlıyor demesinler

yeter ki ağlıyor

yeter ki

yeter…

B.A.

Açılacak daha çok çiçek vardı ve hepdinin güzel kokması beklenilemezdı

Açılacak daha çok çiçek vardı ve hepdinin güzel kokması beklenilemezdı

bir seksene iki yalnızlığın tanımı

Turgut Uyar’la bakıştık bugün. Konuşmadan anlaştık. Söz verdim ona. Bugün değil. Ama söz bir elimde ada çayım diğer tarafımızda Edip Cansever. Güzel bir gün geçireceğiz. Yalnızca… O gün bugün O gece bu gece değil…

Almodovar aşkına…  Mujeres Al Borde De Un Ataque De Nervios…

Dövme en çok neden yaptırılır bilir misiniz? Geçmişi geleceğe kazımak? Belki…
Belki de canını acıtmak yalnızca…. Diğerleri bunu sana çoktan yapmışken.. Neden daha fazlasını ben yapmayayım.. Derinin altına işletecek kadar acıyı dünya durdukça gözünün önünde başkalarının ne kadar acıtacağını biliyorum demek için …
ve yalnızca kendime yaptım diye susarak haykırabilmek için… 
kanımı yalnızca ben akıtırım diyebilmek için…

Dövme en çok neden yaptırılır bilir misiniz? Geçmişi geleceğe kazımak? Belki…

Belki de canını acıtmak yalnızca…. Diğerleri bunu sana çoktan yapmışken.. Neden daha fazlasını ben yapmayayım.. Derinin altına işletecek kadar acıyı dünya durdukça gözünün önünde başkalarının ne kadar acıtacağını biliyorum demek için …

ve yalnızca kendime yaptım diye susarak haykırabilmek için… 

kanımı yalnızca ben akıtırım diyebilmek için…

Kelimeleri kaybettiğinde anlarsın ruhu anlatmanın zorluğunu. Engelin kelimelerinin olmamasıysa. Bir eksik başlamışsın hayata. Noktanın da anlamı kalmaz virgülün de. Hadi şimdi anlat sevdayı tek bir ünlemle…

“Look into my eyes. Hear the words that I can’t say…”